Eski şarkılar, eski kitaplar, dolu gözler, duymayan kulaklar, kaçak ilişkiler, duygusuz insanlar, samimiyetsiz toplum… Böyle mi olacaktı kaderimiz? Birbirine bağlı topluluklardan ailesi bile olmayan yaşam formlarına, eğlenceden makineleşmeye… Modern toplumun kazançlarıyla, eski toplumun kayıpları arasında gidip geliyorum. Fazla düşünmek, anksiyete, andan yoksunluk, zaman öldürmek, daha büyük televizyon daha sesli kulaklık, daha çok para… Bağırasım geliyor “Kahrolsun vahşi kapitalizm.” diye. Sonra bir bakıyorum ki kendime, aslında benim de çok bir farkım yok.

Hani hep düşünürüz ya acaba bir simülasyonda mı yaşıyoruz diye? Bence bir simülasyonda yaşamasak da artık bir simülasyonda yaşamak istiyoruz. Çünkü orası daha güvenli, orası daha uzun, orada sana gelen değil senin istediğin duygular var. İstemediğiniz hiçbir şeyin olmadığı bir dünya düşünün, burası güzel bir dünya mı?

İnsanlık sonunda istediğine ulaşacak. En başından beri istediği tek şeye, yani bizzat tanrının kendisi olmak. Ben tanrı mıyım? Duyguları kabullenmeyen insanlık, Tanrı olup bunları yok etmeye çalışıyor. Nasıl olacakmışız tanrı?

Hepimiz hayatımızda bir şeyleri yönetmek isteriz fakat ne yazık ki her zaman yönetemeyiz. Mesela siz söyleyin. Her insanı yönetebilir misiniz? Her saniye mutlu olabilir misiniz? Her zaman hazzı tadabilir misiniz? Kabullenmek önemli olan.

Yaşadığımız döneme kadar yapılan bütün felsefeler, düşünülen bütün teoriler bir başlangıç ve bir bitişe göre düşünüldü ve tartışıldı. Peki, hiçbir bitiş olmasa nasıl olurdu. Hayattan ölümü aldığınızda ne olur? Bir anlamı kalır mı hayatın?

Gerçekten şu anda ölümsüzlük bir tepside size sunulsa ve kabul etmek veya reddetmek için tek bir şansız olsa ne yapardınız? Gerçekten hiç ölmeyeceğinizi düşünün, gene de yaşar mıydınız bu hayatı?

Ben de düşünüyorum, niye yaşıyoruz bu hayatı diye? Anlar için mi? Artık ne yapmamız gerekiyor? Para kazanmak mı? Koşuşturma, kavgalar, bitmeyen uğraşlar… Gerçekten ne yapmamız gerekiyor? Artık çıkıp odun toplamaya, ava çıkmaya, ateş yakmaya gerek yok.

Hepimiz bir şeyler yapmak istiyoruz? Niye bunu istiyoruz? Hiç düşündük mü? Belki de bir şeyler yapmanın sırrı budur. Neden bir şeyler yapmak istediğimizi düşünmek.

Bir şeyler yapan herkes yaptığı bir şeyleri inançlarıyla yapar. Bu inanç herhangi bir inanç olabilir: dinler, karma veya başka bir şey. En önemlisi ise yaşadığımız anlar ve duygular, onlar olmazsa insan ölür ve belki de bir yerde en başından beri olmak istediği tanrıya dönüşür.

Yani Tanrı ölür. Peki; Tanrı öldü, artık mutlu muyuz?

Mutlu da ne?

Yorum bırakın

Popüler